Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos
İçime bir ordu havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...
Geçer tunç adımlar demir göğüsler,
Geçer Mehmetçikler, geçer subaylar,
Hepsinin alnında zaferden süsler.
Geçer hayalimde bir bir alaylar.
Geçer toplar, geçer atlar, yağız, al,
Geçer dağlar, geçer yollar, şehirler...
Yangınlar üstünde ince bir hilal!..
Yaralılar düşe kalka geçerler.
Çılgın bir istekle bu şan akını
Afyon'dan, İzmir'e kaçlar çağıldar.
Unutmuş at gemi, kılıçlar kını,
Can canı unutmuş zafere kadar.
Ne var bu dünyada sana yakışan,
Alnında bir zafer sabahı kadar;
Sen Mehmetçik, söyle büyük kahraman,
Sana zafer kadar yakışan ne var?
Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos,
İçime bir zafer havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...
Ahmet Kutsi TECER
30 AĞUSTOS
Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos
İçime bir ordu havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...
Geçer tunç adımlar demir göğüsler,
Geçer Mehmetçikler, geçer subaylar,
Hepsinin alnında zaferden süsler.
Geçer hayalimde bir bir alaylar.
Geçer toplar, geçer atlar, yağız, al,
Geçer dağlar, geçer yollar, şehirler...
Yangınlar üstünde ince bir hilal!..
Yaralılar düşe kalka geçerler.
Çılgın bir istekle bu şan akını
Afyon'dan, İzmir'e kaçlar çağıldar.
Unutmuş at gemi, kılıçlar kını,
Can canı unutmuş zafere kadar.
Ne var bu dünyada sana yakışan,
Alnında bir zafer sabahı kadar;
Sen Mehmetçik, söyle büyük kahraman,
Sana zafer kadar yakışan ne var?
Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos,
İçime bir zafer havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...
Yazan: FURKAN IŞIK
Anadolu
Anadolu, Sultan Osmanın yurdu,
Tuğrul beyin konağıdır o eller!
Milletimiz orda doğdu, büyüdü,
Bize ana kucağıdır o eller!
Osmanlılar unutmasın soyunu;
Anadoldan aştık hudud boyunu,
Orda oldu zorlu ateş oyunu,
Ataların ocağıdır o eller!
Bu devlete orda temel atıldı,
O meydanda can alınıp satıldı;
Yaylasında zağlı silâh çatıldı,
Kahramanlar otağıdır o eller!
Bir zamanlar krallardan tâc aldık.
Uçan kuştan, akan sudan bac aldık.
Nice yavuz düşmanlardan öç aldık.
Bu kuvvetin kaynağıdır o eller!..
Hep gaziler ordan gelip geçtiler,
O çaylardan abdest alıp, içtiler.
Memleketler fetheyleyip göçtüler,
Erenlerin durağıdır o eller!
Her bir vîran köşesinde bir er var,
Türbelerde nice nice server var;
Bilmem nerde böyle mutlu bir yer var
Ulu Kâ'be toprağıdır o eller!..
Ormanında türlü kuşlar ötüşür,
Çayırında gürbüz koçlar itişir;
Tarlasında altın başak yetişir,
Gölgesinde gam dağıtır o eller!
Oradadır asıl Türk'ün oymağı,
Cevahirdir bütün taşı, toprağı,
Gümüş akar, çiçek kokar ırmağı,
Defineler yatağıdır o eller!..
Sılasıdır serde, Türk'ün sevdası,
Memlekettir gece gündüz ru'yâsı.
Askerlerin odur gelin odası,
Gönüllerin bucağıdır o eller!
Rıza! Canını o ellere kurbandır.
Sinesinde yatan, atan, anandır;
Anadolu asıl eski vatandır,
Anamızın kucağıdır o eller!..
Rıza Tevfık BÖLÜKBAŞI
30 AĞUSTOS
Hasmın diş geçiremez artık senin etine,
Çünkü seni koruyan çelik kanatların var.
O havada dolaşır, iner ve çıkar yine,
Yurda zarar verecek birer tehlike arar.
Bu azim, iradeyle artık korkma yarından,
Tuttuğun her iş böyle sonuna varacaktır.
Her yıl göğe katılan çelik kanatlarından
Bugün gurur duyarak, göğsün kabaracaktır.
Arkadaş, candan kutla büyük zafer gününü,
Madem ki sen bir Türk'sün ve bu yurdun malısın.
Bir zafer elde eden günün büyüklüğünü,
Ta içinden, etinden, kanından duymalısın.
Ferit Ragıp TUNCOR
Zafer Türk milletinin
Bugün güneş sevinçli, gülümsüyor yurduma,
Vatanı saran düşman ermiş muradına,
Bakın nasıl kaçıyor hiç bakmadan ardına,
Zafer Türk milletinin, kavuştu öz yurduna.
Dört yıl gece gündüz savaşmıştık durmadan,
Rahat nefes almadık vatanım kurtulmadan,
Önümüzde altın saçlı ay bakışlı kumandan,
Düşmanları mahvettik silahımız olmadan.
Kadın, erkek yanyana, taş, değnek, kürek ile,
Düşmanları kovarken tepeler geldi dile,
Ölüm korkusu yoktu, ölürken bile bile,
İşte bu ruh bizleri destan etmiş dillere.
Yazan: beyza serir
Akdeniz Kıyılarında
Yaslı gittim, şen geldim,
Aç koynunu ben geldim,
Bana bir yudum su ver,
Çok uzak yoldan geldim.
Korkma, açıl! Şen yurdum,
Dağlara ordu kurdum;
Açık denizlerine,
Süngümle kilit vurdum.
Rüzgârlardan atım var,
Şimşekten kanadım var,
Göğsümde al yapılı,
Gazilik beratım var.
Rüzgâr bana at oldu,
Şimşekler kanat oldu,
Eğilin gökler dedim,
Bulutlar kat kat oldu.
Irmaklar gibi taştım,
Yalçın kayalar aştım,
Hakk'a şükürler olsun,
Geldim sana ulaştım.
Varsın, yansın ocağım,
Kurtuldu al sancağım,
Bayrağımın altında,
Ben hür yaşayacağım.
Yürü ey şanlı Gazi!
Kılıcı kanlı Gazi!
Meriç seni bekliyor,
Büyük ünvanlı Gazi!
Samih RİFAT
30 AĞUSTOS
Kocatepe'nin büyük düşünceleri,
Doğuyor kalplere aydınlık, zamanlı.
Uyku tutar mı ağustos geceleri,
Bu ay cümle fetihlerle heyecanlı,
Heyecanlı hey.
Mustafa Kemâl'in dudağında eli,
Gözlerine vurmuş vaktin en güzeli.
Bu dağlar, askeri deli eder deli.
Vermiş omuz omza destanlı destanlı,
Destanlı hey.
Hazır ol vaktinde şafaklar!
Hazır, yürümeye topraklar,
Tepe tepe kımıldanıyor...
Endişeli, uzakların benzi uçuk,
Düşman, düşman ama çocuk kadar küçük.
Yirmi altı ağustos, saat beş buçuk.
Dram, Dumlupınar'da başlıyor, kanlı,
Alkanlı hey.
Mustafa Necati KARAER
30 AĞUSTOS
Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos
İçime bir ordu havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...
Geçer tunç adımlar demir göğüsler,
Geçer Mehmetçikler, geçer subaylar,
Hepsinin alnında zaferden süsler.
Geçer hayalimde bir bir alaylar.
Geçer toplar, geçer atlar, yağız, al,
Geçer dağlar, geçer yollar, şehirler...
Yangınlar üstünde ince bir hilal!..
Yaralılar düşe kalka geçerler.
Çılgın bir istekle bu şan akını
Afyon'dan, İzmir'e kaçlar çağıldar.
Unutmuş at gemi, kılıçlar kını,
Can canı unutmuş zafere kadar.
Ne var bu dünyada sana yakışan,
Alnında bir zafer sabahı kadar;
Sen Mehmetçik, söyle büyük kahraman,
Sana zafer kadar yakışan ne var?
Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos,
İçime bir zafer havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...
Yazan: yüsra karakoç
Otuz ağustos Zafer Bayramı
Sevir antlaşmasıyla düşmanlar bir olarak
Yaşama hakkımızı elimizden alarak
Türk buna boyun eğer hayaline dalarak
Yurdumuz bir kalemde düşmanlara verildi
Yüzyıllarca, özgürce bağımsız yaşıyorduk
Türk’ün şan şerefini beraber taşıyorduk
Gaye bir, davamız bir Tek yöne koşuyorduk
Biz varken bu alemde yurdumuza girildi
Kabul edilemezdi Savaşmaya başladık
İlk olarak çete ve hainleri haşladık
Akabinde batıda Yunanları taşladık
Karşımıza duranlar bir bir yere serildi
Tokatı yiyen Yunan Saldırıya geçince
Atatürk emir verdi meşhur andı içince
"Ya ölüm ya istiklâl" parolasın seçince
Her şehadetten önce bir kahraman dirildi
Ülkenin her tarafı savaş alanı idi
Bu taktik Atatürk’ün deha planı idi
Taktiklerin içinde doğru olanı idi
Bu yöntemle düşmanın bel kemiği kırıldı
Bu vatan karış karış ıslandı Türk kanıyla
Fedakâr mehmetçikler Hakka koştu canıyla
Kurtardı bu vatanı, şerefiyle şanıyla
Allah’ın izni ile mutlu sona varıldı
Dokuz yüz yirmi iki ağustosun sonları
İşte bu vakitlerdir Türk’ün şanlı anları
Otuz ağustos günü yıkmıştık düşmanları
Ebedi zafer bizim, saadede erildi
Yazan: Mikdat Bal
30 AĞUSTOS
Bugün güneş sevinçli, gülümsüyor yurduma,
Vatanı saran düşman ermiş muradına,
Bakın nasıl kaçıyor hiç bakmadan ardına,
Zafer Türk milletinin, kavuştu öz yurduna.
Dört yıl gece gündüz savaşmıştık durmadan,
Rahat nefes almadık vatanım kurtulmadan,
Önümüzde altın saçlı ay bakışlı kumandan,
Düşmanları mahvettik silahımız olmadan.
Kadın, erkek yanyana, taş, değnek, kürek ile,
Düşmanları kovarken tepeler geldi dile,
Ölüm korkusu yoktu, ölürken bile bile,
İşte bu ruh bizleri destan etmiş dillere.
Nazile DEMİR
ŞANLI BAYRAĞIM
Dalgalan göklerde , şanlı bayrağım
Senin için her zaman dik duracağım.
Sana uzanan elleri, ben kıracağım.
Ne mutlu Türküm ! diyen.. Türk evladıyım.
Atalarım can vermiş senin uğruna
Feda olsun bu bu başım senin yoluna
Kurban olurum senin , yıldızına , ayına
Emanetsin .... benim , milletimin boynuna,
Yazılmış destanı Türk Milletinin
Şehitlerimizin kanıyla olmuş rengin
Ebediyete kadar göklerdir senin yerin
Hiç inmedin...! Asla inmeyeceksin!
Yazan: Mert Ertuğrul Akpınar
Türk Bayrağı
Kahramanlar bucağında uyandın,
Şehitlerin kanlariyle boyandın,
Nice düşman kalesine uzandın,
Sana selâm ey şanlı Türk bayrağı.
Çırpınarak dalgalanır kanadın,
Gökyüzüne çıkmak mıdır muradın?
Gölgende can vermek ister evlâdın,
Bir kalandır her bir Türk'ün kucağı.
Ey şerefin, büyüklüğün fermanı,
Ey kavgalar tarihinin destanı,
Seni ister şu toprağın her yanı,
Sensiz tütmez, yurdun hiç bir ocağı.
İbrahim Alaattin GÖVSA
30 AĞUSTOS
Bugünü adın gibi iyi bil, daima an,
Türk adında bir millet yok denildiği zaman.
Tarihler dize geldi ve şaştı bütün cihan,
Doğdu eşsiz bir güneş, o kurtardı vatanı.
Parlayınca kılıçlar, ufuklar kızıllaştı,
Ordu bir sel olarak bütün setleri aştı,
Türk, istiklal uğrunda kahramanca savaştı;
Bu 30 Ağustostur iyi bil, iyi tanı.
Çınlasın kulağında Dumlupınar zaferi,
Zaferi zaferle tat, çalış hiç kalma geri,
Hedefin yükseliştir, ey Türk genci ileri,
Eşsizliğe dönmeli bu vatanın her yanı.
Ramazan Gökalp ARKIN
Aylardan Ağustos
Malazgirt Marşı
Aylardan Ağustos, günlerden Cuma,
Gün doğmadan evvel İklim-i Rum'a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
Yeni bir şevk ile gürledi gökler...
Ya Allah... Bismillah.. Allahüekber!..
Önde yalın kılıç Türkmen başbuğu,
Ardında Oğuz'un ellibin tuğu...
Andırır Altay'dan kopan bir çığı,
Budur, Peygamberin övdüğü Türkler...
Ya Allah... Bismillah.. Allahüekber!..
Türk, ulu Tanrının soylu gözdesi,
Malazgirt, Bizansın Türk'e secdesi,
Bu ses, insanlığa Hakk'ın müjdesi...
Bu seste birleşir bütün yürekler
Ya Allah... Bismillah.. Allahüekber!..
Nağramızdır bugün gök gürültüsü,
Kanımızdır bugün yerin örtüsü...
Gazi atlarının nal parıltısı
Kılıçlarımızdır çakan şimşekler
Ya Allah... Bismillah.. Allahüekber!..
Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya...
Kızılelma'ya hey... Kzılelma'ya...
En güzel marşını vurmada mehter;
Ya Allah... Bismillah.. Allahüekber!..
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
Kahramanlık
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmemektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık: saldırıp bir daha dönmemektir.
Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık: İçerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.
Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık...
Her ışığın ardında gizlidir bir kahramanlık;
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık:
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir.
Ne de güneşler gibi parlayıp sönmemektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerektir.
Atıldıktan sonra da bir daha dönmemektir...
Hüseyin Nihal ATSIZ
Duyguların Kalemden Kâgıda Döküldüğü Her Kelime Bir Şiirdir...
Şiir Sayfamız Şiir Kategorisindeki Aramalarda : Aşk Şiirleri, Sevgi Şiirleri, Kısa Şiirler, Romantik Şiirler, Duygusal Şiirler, Güzel Şiirler Aramalarına Hizmet Sunmak Amacı ile Hizmete Sunulmuştur.
Önemli Not : Sitemizde Bulunan şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve - veya temsilcilerine aittir.
CetSohbet.Com ~ Sohbet ve Çet Sitesi ( google türkiye ) Aramalarında, Sanal Sohbet Odaları - Chat ve, cet sohbet Kategorilerine Hizmet Prensibi ile Sanal Eğlence için Kurulmuş Olan interaktif
Sohbet Platformunu Simgeleyen Arkadaşlık Sitesidir!